İhtiyaç Nedeniyle Tahliye Davası 2025 – Kiraya Verenin Hakları ve Dava Süreci Kira sözleşmesi; kiraya verenin bir taşınmazı kullanma ve ondan faydalanma hakkını belirli bir bedel karşılığında kiracıya devretmeyi taahhüt ettiği, kiracının da bu kullanıma karşılık ödeme yapmayı kabul ettiği bir sözleşme türüdür. Kira sözleşmeleri, süresine göre ikiye ayrılır: Taraflar arasında sözleşmenin ne kadar süreyle geçerli olacağı açıkça belirlenmişse bu tür sözleşmeler belirli süreli kira sözleşmesi olarak adlandırılır. Eğer sözleşmede herhangi bir süre belirtilmemişse, bu durumda belirsiz süreli kira sözleşmesi söz
Derdest Dava, hukukumuzda “derdestlik” kavramı, mevcut bir davanın hazırda bir mahkeme önünde görülüyor olduğunu ifade eder. Bu kavram, özellikle aynı taraflar arasında, aynı dava sebebine ve aynı dava konusuna dayalı olarak daha önce açılmış ve hâlen devam eden bir davanın varlığı halinde önem kazanır. Başka bir deyişle, tarafları, konusu ve sebebi örtüşen bir uyuşmazlık için ikinci kez dava açılması halinde, ikinci davanın derdestlik nedeniyle reddi gündeme gelir. Medeni usul hukuku bakımından derdestlik, bir dava şartıdır. Bu nedenle mahkeme, derdest bir
Araç Mahrumiyet Bedeli, İkame araç bedeli, meydana gelen bir trafik kazası sonucunda aracını kullanamayan kişinin, bu süre zarfında başka bir araç kiralaması ya da kiralamasaydı dahi kiralamak zorunda kalmış olması nedeniyle talep ettiği tazminattır. Başka bir anlatımla, aracın onarımda kaldığı veya tamamen kullanılamaz hale geldiği zamanlarda ihtiyaç olarak kullanılan alternatif ulaşım çözümünün maddi karşılığıdır. Burada önemli bir hususu belirtmek gerekir: İkame araç bedelinin talep edilebilmesi için mutlaka fiilen araç kiralanmış olması şart değildir. Yargıtay uygulamalarına göre, aracın yattığı sürede, güncel piyasa
Ceza muhakemesi süreci, hem maddi gerçeğin ortaya çıkarılması hem de kurulacak hükmün kağıt üzerinde kalmaması gibi iki temel hedefe yönelir. Bu hedeflerin gerçekleştirilebilmesi için, bireylerin temel hak ve özgürlüklerine geçici ve zorunlu müdahalelerde bulunulmasını gerektiren uygulamalara başvurulabilir. İşte bu noktada “koruma tedbirleri” gündeme gelir. Bu yazımızda, koruma tedbirlerinin tanımından başlayarak, uygulamadaki yansımaları ve taşıdığı anayasal riskler detaylı biçimde ele alınacaktır. İçindekiler Koruma
Gözaltı, ceza muhakemesi sürecinin en hassas aşamalarından biridir. Şüpheli, bir suç işlendiği iddiasıyla özgürlüğünden geçici olarak yoksun bırakılır ve kolluk kuvvetleri tarafından ifade alma, delil toplama gibi işlemler için belirli sürelerle tutulabilir. Ancak bu durum, her zaman hukuka uygun şekilde gerçekleşmeyebilir. İçindekiler Gözaltı Nedir ve Ne Kadar Sürebilir?Hangi Durumlarda Gözaltı Kararına İtiraz Edilebilir?Gözaltı Kararına
İçindekiler Adli Kontrol Kararına İtiraz – Ne Zaman ve Nasıl Yapılır?Adli Kontrol Nedir?Her Adli Kontrol Kararı Hukuka Uygun mudur?Adli Kontrol Kararına Nasıl İtiraz Edilir?Ceza Muhakemesi Hukukunda Koruma Tedbirleri: Kapsam, İlkeler ve Uygulama / (TUTUKLAMA – GÖZALTI – ADLİ KONTROL)ADLİ KONTROL KARARINA
İçindekiler Tutuklama Nedir? Hangi Şartlarda Karar Verilir?Tutuklama Şartları Nelerdir?Tutuklama Son Çare Olmalıdır (Ultima Ratio İlkesi)Tutuklama Kararına Nasıl İtiraz Edilir?TUTUKLAMA KARARINA İTİRAZ DİLEKÇESİ ÖRNEĞİSıkça Sorulan Sorular (SSS)Tutuklama kararına itiraz nedir?İtiraz için ne kadar sürem
Miras davası, Miras davaları; bir kişinin vefatı sonrası malvarlığının mirasçılara ne şekilde intikal edeceğinin belirlenmesine ve bu belirlenme sonucu hak kayıplarına karşın yöneltilen davalardır. Her ne kadar malvarlığı temelli uyuşmazlıklar gibi görünse de, miras davaları aynı zamanda ölen kişinin özel hukuk ilişkilerinin sona erdirilmesi ve hak sahiplerinin belirlenmesi açısından da önem arz eder. Türk Medeni Kanunu’na göre, mirasbırakanın ölümüyle birlikte malvarlığı (tereke) külli halefiyet ilkesi gereği doğrudan mirasçılara geçer. Bu geçiş, mirasçılar arasında elbirliğiyle mülkiyet ilişkisi kurar ve miras ortaklığı oluşur.









