Tereke Tespit Davası 2026

TEREKE TESPİT DAVASI

Tereke tespit davası, mirasbırakanın vefatı anında tam olarak belirlenemeyen tüm aktif ve pasif malvarlığı ile haklarını resmî kayıt altına almayı amaçlayan bir koruma önlemi ve delil tespiti davasıdır; bu süreçte öncelikle tüm yasal mirasçıların eksiksiz şekilde saptanması zorunludur. Kesin hüküm teşkil etmeyen bu tespit kararı, mirasbırakanın terekesini ortaya koyan güçlü bir kanıt niteliği taşıyarak ileride açılabilecek muris muvazaası davası, mirasın hükmen reddi veya ölüme bağlı tasarrufların iptali gibi ihtilaflarda temel dayanak oluşturur. Ancak usul hukuku gereğince, doğrudan eda davası açılarak hakkın talep edilebildiği durumlarda eda davası zaten tespiti de kapsadığından, ayrı bir tereke tespiti davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığı dikkate alınmalıdır.

TEREKE TESPİT DAVASINI KİMLER AÇABİLİR?

Tereke tespit davası, mahkeme tarafından re’sen (kendiliğinden) açılamayan ve mutlaka talep üzerine yürütülen bir dava türüdür; bu nedenle süreci başlatabilmek adına davacının hukuki yarar şartını taşıması gerekir. Uygulamada bu davayı başta yasal ve atanmış mirasçılar olmak üzere, mirasbırakanın vefatı nedeniyle hak kaybı yaşama riski bulunan tereke alacaklıları, kendilerine belirli bir mal veya hak bırakılan vasiyet alacaklıları ile mirasçılara karşı hak iddia eden üçüncü kişiler açabilmektedir; kısacası tereke mevcudunun ve borçlarının resmî olarak belirlenmesinde doğrudan menfaati bulunan tüm hak sahipleri yetkili mahkemeden terekenin tespitini talep edebilir.

Mirasın Reddi Nedir? Kimler, Nasıl ve Ne Zaman Reddi Miras Yapabilir?

DAVA AÇMA SÜRESİ

Tereke tespit davası açma süresi kural olarak herhangi bir hak düşürücü süre veya zamanaşımına tabi değildir; koruma önlemi niteliğinde bir delil tespiti işlemi olduğundan, hukuki yarar ortadan kalkmadığı ya da tereke mirasçılar arasında resmen paylaşılmadığı müddetçe her zaman talep edilebilir. Türk Medeni Kanunu’nun 590. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “ölüm tarihinden başlayarak bir ay içinde istemde bulunulması” kuralı ilgililer açısından bağlayıcı bir hak düşürücü süre olmayıp, hâkimin ilk bir ay içinde yapılan başvuruları zorunlu ve gecikmeksizin yerine getirmesini öngören düzenleyici bir süre niteliğindedir; dolayısıyla bir aylık sürenin geçirilmiş olması mirasçıların veya alacaklıların sonradan terekenin tespitini ve defter tutulmasını istemesine engel teşkil etmez.

Tenkis Davası Nedir?

TEREKE TESPİT DAVASININ MADDİ HUKUKA VE İCRA TAKİPLERİNE ETKİSİ

Tereke tespit işlemi, maddi hukuk bakımından mirasçıların hak ve borçları üzerinde doğrudan değiştirici ya da yaratıcı bir etki doğurmaz; yalnızca koruma ve delil tespiti amacı taşıdığından, tespiti yapılan malvarlığı değerlerinin terekede kesin olarak var olduğuna veya raporda yer almayan unsurların terekeye dâhil olmadığına yönelik mutlak bir delil teşkil etmez. Dolayısıyla mirasçılar rapora onay verseler dahi tespiti yapılmamış borç ve aktiflerden doğan yasal sorumluluklarından kurtulamazlar. Ayrıca tereke tespiti, TMK m. 619 kapsamındaki resmî defter tutma (mirasın tespiti ve deftere göre tasfiyesi) niteliğinde olmadığından, miras bırakan aleyhine yürütülen veya terekeden kaynaklanan icra takiplerini kendiliğinden durdurmaz.

Ecrimisil Davası Nedir? Haksız İşgal Tazminatı Nedir?

GÖREVLİ VE YETKİLİ MAHKEME

Tereke tespitinde görevli ve yetkili mahkeme, Türk Medeni Kanunu uyarınca miras bırakanın son yerleşim yerindeki Sulh Hukuk Mahkemesidir; bu yetki kuralı kamu düzenine ilişkin olup davanın doğru mahkemede açılması sürecin usulden reddedilmemesi adına zorunludur. Mirasbırakanın yerleşim yerinden farklı bir yerde vefat etmesi durumunda ise ölümün gerçekleştiği yer sulh hâkimi, terekenin korunmasına yönelik ivedi ve zorunlu tedbirleri derhâl aldıktan sonra durumu yetkili mahkemeye bildirerek dosyayı miras bırakanın son yerleşim yeri sulh hukuk mahkemesine resmen sevk eder.

Mirasçılık Belgesi (Veraset İlamı) Nedir?

MAHKEMECE YAPILMASI GEREKEN İŞLEMLER

Tereke tespit davasında mahkemenin yapması gerekenler, miras bırakanın ölüm anındaki mal ve haklarının Türk Medeni Kanunu Tüzüğü m. 33 uyarınca eksiksiz belirlenmesi amacıyla tapu, bankalar, trafik tescil, vergi daireleri ve belediyeler gibi tüm resmî kurumlara müzekkere yazılarak aktif ve pasif malvarlığının kapsamlı biçimde araştırılmasını kapsar. Bu süreçte tereke mallarını elinde bulunduran ya da terekeye borcu olan kişilerin bilgi verme yükümlülüğü işletilmeli; muhafazası güç mallar paraya çevrilirken nakit ve ziynetler mahkeme/banka güvencesine alınmalı, taşınmazların kira gelirleri ile derdest kamulaştırma durumları infazda duraksama yaratmayacak netlikte saptanmalıdır; ancak hakkında kesinleşmemiş iptal davası bulunan çekişmeli taşınmazlar tereke mevcuduna dâhil edilmemeli ve mahkeme, terekenin tasfiyesi veya paylaştırılması niteliğinde eda hükmü kurmaksızın kararını yalnızca tespit ve muhafaza tedbirleri ile sınırlandırmalıdır.

Dahili Davalı Nedir? 

TEREKE TESPİT DAVASINA KARŞI KANUN YOLU VE MÜDAHALE

Tereke tespit davasında kanun yolları ve müdahale, sürecin hukuki niteliği gereğince klasik eda davalarından ayrılmaktadır; nitekim dava çekişmesiz yargı işi ve koruma önlemi niteliğinde olduğundan verilen karar maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmez ve kural olarak istinaf veya temyiz gibi kanun yollarına kapalıdır. Benzer şekilde taraflar arasında maddi bir uyuşmazlık çözülmediğinden davaya ihbar yoluyla dahil olunamaz, asli ya da fer’i müdahale talebinde bulunulamaz; bununla birlikte mahkemenin yalnızca tespit sınırını aşarak mirasçıların veya üçüncü kişilerin mülkiyet haklarını doğrudan kısıtlayan ya da etkileyen tedbir kararları tesis etmesi durumunda, içtihatlar doğrultusunda bu kararlara karşı istinaf kanun yoluna başvuru imkânı istisnai ve tartışmalı olarak gündeme gelebilmektedir.

İstanbul Miras Avukatı

TEREKE TESPİT DAVASI İLE İLGİLİ YARGITAY KARARLARI

Yargıtay 14. HD, 2021/715 E., 2021/2143 K.: “Terekenin tespiti davasında mahkemenin görevi, terekeye dahil mal ve hakları tespit etmekten ibaret olup, taraflar arasındaki mülkiyet uyuşmazlıklarını çözmek değildir.”

Yargıtay 8. HD, 2013/13009 E., 2014/17643 K.: “Terekenin tespiti davaları, taraflar arasında çekişmeli hakların çözümünü amaçlamayan, delil tespiti niteliğinde çekişmesiz yargı işlerindendir.”

Yargıtay 3. HD, 2015/4790 E., 2016/4296 K.: “Mirasın paylaşımına ilişkin davalarda sağlıklı bir sonuca ulaşılabilmesi için öncelikle terekenin kapsamının eksiksiz şekilde tespiti gerekmektedir.”

Yargıtay 14. HD, 2014/12345 E., 2015/6789 K.: “Terekenin tespiti davası sonucunda verilen karar, tarafların maddi haklarını kesin olarak belirlemez; yalnızca mevcut durumun tespitine yönelik olup ileride açılacak davalarda delil olarak kullanılabilir.”

Yargıtay 14. HD, 2016/16041 E., 2020/7256 K.: “Terekenin tespiti davası, miras bırakanın malvarlığının belirlenmesine yönelik olup, bu dava sonucunda verilen karar kesin hüküm teşkil etmeyip delil niteliğindedir.”

Diğer Makallerimiz için Tıklayınız

AVUKATIN ROLÜ

Tereke tespit davasında terekenin doğru bir şekilde tespiti çok önemlidir. Terekeye dahil tüm malvarlıklarının araştırılması ve hak kaybı yaşanmayacak şekilde tespit edilmesi sürecinde avukatın birçok görevi vardır. Eksik ya da hatalı tespit yapılması sonucu itirazlar veya talepler ile düzeltir. Ayrıca delil sunar ve ilgili makamlardan bilgi toplanmasını talep eder. Bu işlemlerin süresinde ve usul işlemlerine uygun yapılması gerekmektedir. Bu yüzden işi ve uzmanlığı bu olan bir avukatın süreci yönetmesi ilerde doğabilecek hak kayıplarının yaşanmaması bakımından önemlidir.

Henüz yorum yok.

Yorum yaz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak.

Call Now Button