Unutulma Hakkı Nedir, Dijital çağda, geçmişe ait içeriklerin sürekli olarak karşınıza çıkması ve sizi takip etmeye devam etmesi, pek çok kişi açısından ciddi bir sorun haline gelmiştir. Hakkınızda geçmişte yayımlanmış asılsız bir haber, yıllar önce verdiğiniz bir röportaj ya da rızanız dışında paylaşılan bir görsel; günümüzde iş başvurularından sosyal ilişkilere kadar birçok alanda olumsuz sonuçlar doğurabilmektedir. Bu noktada en çok merak edilen husus ise, internette yer alan bu tür içeriklerin yasal yollarla nasıl kaldırılabileceğidir. 2026 yılı itibarıyla güncel yargı kararları ve
14 Günlük İade Süresi, İnternet alışverişlerinde tüketicilere tanınan 14 gün içinde sebepsiz iade hakkı (cayma hakkı) artık herkes tarafından bilinen bir haktır. Ancak uygulamada en çok karşılaşılan sorulardan biri şudur: “14 günlük süre dolduktan sonra ürün iade edilebilir mi?” Kısa cevap: Evet, belirli şartlarda mümkündür. Zira 14 günlük süre yalnızca sebepsiz iade için geçerlidir. Ürün ayıplıysa, tüketiciyi koruyan hükümler devreye girer ve bu durumda çok daha geniş haklar söz konusu olur. 14 Gün Geçse Bile İade Hakkı Doğuran Durumlar Cayma hakkı süresi sona ermiş olsa
Franchise Sözleşmeleri, ticari hayatın giderek kurumsallaştığı ve markalaşmanın ekonomik değerinin arttığı günümüzde, işletmeler büyüme stratejilerini çoğu zaman franchise ve bayilik sistemleri üzerinden yürütmektedir. Bu modeller, girişimciler açısından hazır bir marka gücü ve iş modeli sunarken; hukuki açıdan ise sürekli borç ilişkisi doğuran, karşılıklı güvene dayalı ve çoğu zaman karma nitelik taşıyan sözleşmeler ortaya çıkarmaktadır. Uygulamada sıklıkla karıştırılan franchise ve bayilik sözleşmeleri, benzer ekonomik amaçlara hizmet etse de hukuki yapı, tarafların yükümlülükleri, fesih şartları ve tazminat rejimi bakımından önemli farklılıklar barındırır.
Tehir-i icra (icranın geri bırakılması) nedir? İlamlı icra takibine konu edilen bir mahkeme kararının, üst mahkeme incelemesi tamamlanıncaya kadar icrasının geçici olarak durdurulmasını sağlayan önemli bir hukuki mekanizmadır. Ancak bu korumadan yararlanabilmek için İcra ve İflas Kanunu’nun 36. maddesinde öngörülen usul ve süre şartlarına titizlikle uyulması gerekmektedir. Aşağıda, uygulamada hak kaybı yaşanmaması adına izlenmesi gereken adım adım süreç özetlenmiştir. TEHİR-İ İCRA NEDİR ? Tehir-i icra (icranın geri bırakılması), ilamlı icra takiplerinde borçlunun mahkeme kararını istinaf veya temyiz etmesi halinde, kararın kesinleşmesine kadar
Haksız rekabet davaları, ticari hayatın temel dinamiği rekabettir. Ancak rekabet sınırsız değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 54 ila 63. maddeleri arasında düzenlenen haksız rekabet hükümleri, dürüst ve bozulmamış rekabet ortamını korumayı amaçlamaktadır. Haksız Rekabet Davaları Ticari hayatın temel unsuru rekabettir. Ancak rekabet özgürlüğü, dürüstlük kuralı ile sınırlıdır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 54 ila 63. maddeleri arasında düzenlenen haksız rekabet hükümleri, ekonomik hayatın sağlıklı işlemesini ve ticari dürüstlüğün korunmasını amaçlamaktadır. Haksız rekabet, yalnızca rakip işletmeleri değil; aynı zamanda tüketicileri ve piyasa düzenini
Kara para aklama suçu, suçtan elde edilen ekonomik değerlerin finansal sisteme dâhil edilerek meşru bir görünüm kazandırılması, günümüz ceza hukukunun en önemli mücadele alanlarından birini oluşturmaktadır. Ekonomik düzeni, kamu güvenliğini ve uluslararası finans sistemini doğrudan etkileyen bu faaliyetler, Türk Ceza Kanunu’nda “kara para aklama suçu” kapsamında ağır yaptırımlara bağlanmış olup hem bireyler hem de kurumlar bakımından ciddi hukuki sonuçlar doğurabilecek niteliktedir. KARA PARA AKLAMA SUÇU Kara para aklama suçu, modern ceza hukukunun en karmaşık ve çok katmanlı suç tiplerinden biri olup yalnızca
Mülkiyet hakkı, hukuk düzeninin en güçlü koruma altına aldığı temel haklardan biridir. Buna rağmen uygulamada idarelerin kamulaştırma usullerine başvurmaksızın taşınmazlara müdahale ettiği durumlarla karşılaşılabilmektedir. “Kamulaştırmasız el atma” olarak nitelendirilen bu hukuka aykırı müdahaleler, taşınmaz maliklerine önemli hukuki imkânlar tanımaktadır. KAMULAŞTIRMASIZ EL ATMA DAVASI Kamulaştırmasız el atma davaları nezdinde ilk olarak kamulaştırma kavramı ele alınmaldırı. Bu çerçevede kamulaştırma, idarenin kamu yararını gerçekleştirmek amacıyla özel mülkiyete konu taşınmazları, bedelini ödemek suretiyle mülkiyetine geçirmesine imkân tanıyan istisnai bir hukuki kurumdur. Ne var ki uygulamada, idarenin kamulaştırmaya
Kira Uyarlama Davası, ekonomik koşulların hızla değiştiği dönemlerde kira sözleşmelerinin başlangıçta taraflar için adil olan bedelleri zamanla dengesiz hale gelebilmektedir. Hem kiracılar hem de mülk sahipleri için önemli sonuçlar doğuran kira uyarlama davası, bu dengenin mahkeme tarafından günün şartlarına göre yeniden kurulmasını sağlayan hukuki bir yoldur. Kira Uyarlama Davası (Kira Bedelinin Günün Ekonomik Koşullarına Göre Yeniden Belirlenmesi) Kira sözleşmelerinde taraflar, TBK 27. madde sınırları içinde kalmak kaydıyla kira bedelini serbestçe belirleyebilirler. Kanuna göre emredici hükümlere, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya
Memur disiplin cezaları, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu kapsamında yürütülen soruşturma süreçleriyle birlikte kamu görevlilerinin mesleki geleceğini doğrudan etkileyen yaptırımlardır. Bu yazıda, memur disiplin cezası türlerini, sürecin nasıl işlediğini ve İstanbul – Kağıthane – Çağlayan bölgesinde avukat desteğiyle bu kararlara nasıl itiraz edilebileceğini özetliyoruz. MEMUR DİSİPLİN CEZALARI SÜREÇLERİ Her ülkenin sınırları içerisinde yaşayan nüfus, devletin temel varlık nedenini oluşturur ve kamu hizmeti devletin vatandaşlarına verdiği en önemli hizmettir. Kamu hizmetinin düzenli, etkili ve hukuka uygun biçimde yürütülmesi için memurlar özel bir statüye
Reşit olmayanla cinsel ilişki suçu, 15–18 yaş aralığındaki çocuklarla rıza ile gerçekleşen cinsel ilişkileri dahi cezalandıran ve uygulamada cinsel istismar suçuyla sıkça karıştırılan önemli bir ceza hukuku konusudur. Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçu Reşit olmayanla cinsel ilişki suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 104. maddesinde düzenlenmiş olup, özellikle 15–18 yaş aralığındaki çocukların cinsel dokunulmazlığını korumaya yönelik bir hükümdür. Bu madde, Türk ceza hukukunun en fazla tartışma barındıran düzenlemelerinden biridir; çünkü rızanın varlığı, mağdurun yaşı, fiilin niteliği ve cebir–tehdit–hile ayrımı uygulamada sıklıkla karıştırılmaktadır. TCK 104’ün düzenleme





![KARA PARA AKLAMA SUÇU VE CEZASI TCK M.282 KARA PARA AKLAMA SUÇUNUN CEZASI ÖNCÜ SUÇ KARA PARA AKLAMA SUÇU [TCK M. 282]](https://www.tasci.av.tr/wp-content/uploads/2026/02/site-yayin-2026-02-08T012159.285-1170x500.jpg)



