AYM’nin 30 Eylül Kararı Sonrası Süresiz Nafaka

AYM’NİN 30 EYLÜL KARARI SONRASI SÜRESİZ NAFAKA

Anayasa Mahkesi (AYM), Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesinde yer alan ve kamuoyunda yıllardır büyük tartışmalara yol açan “süresiz olarak” ifadesini Anayasa’ya aykırı bularak iptal etmiştir. Anayasa Mahkemesi’nin gerekçeli iptal kararı 30 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanmıştır ancak henüz yürürlüğe girmemiştir. Kararda, uygulamada veya mevzuatta herhangi bir hukuki boşluk doğmaması amacıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) yeni bir yasal düzenirme yapması için 9 aylık bir geçiş süresi tanınmıştır.

Bu karar, yoksulluk nafakasının tamamen kaldırıldığı anlamına gelmemektedir. Kararın amacı yoksulluk nafakasını veya yaşam boyu nafaka ihtimalini tamamen ortadan kaldırmak değildir. AYM; nafakanın süresinin somut olayın özelliklerine göre belirlenebilmesini, süre bakımından belirli ve öngörülebilir bir çerçeve kurulmasını ve yaşam boyu nafakayı gerektiren istisnai hâllerin açık ölçütlere bağlanmasını gerekli görmüştür.

ANLAŞMALI BOŞANMA DAVALARI – TMK 166/3

30 Eylül Kararının Kapsamı ve İptal Gerekçeleri

30 Eylül 2026 tarihinde ilan edilen AYM kararı, boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek tarafa nafaka bağlanması hakkını ortadan kaldırmamış; yalnızca bu talebin herhangi bir süre sınırı olmadan ileri sürülebilmesini Anayasa’ya aykırı bulmuştur.

Kararda Öne Çıkan Temel Gerekçeler

  • Ölçülülük ve Hakkaniyet İlkesi: Boşanma sonrası yoksulluğa düşen eşin korunması meşru bir amaç olsa da hiçbir ölçüt belirlenmeden süresiz nafaka öngörülmesi, nafaka alacaklısı ile yükümlüsünün karşılıklı hak ve menfaatleri arasındaki makul dengeyi bozmakta; nafaka yükümlüsünün maddi ve manevi varlığının korunması ve geliştirilmesi hakkı üzerinde ağır bir külfet oluşturabilmektedir.
  • Hukuki Öngörülebilirlik ve Kişisel Bütünlük: Süresiz borçluluk hali, nafaka ödeyen tarafın yeniden bir aile kurmasını, kişisel ve ekonomik geleceğini planlamasını zorlaştırmaktadır.
  • Hakimin Takdir Yetkisinin Genişletilmesi: Kanunun, hakime somut olayın şartlarına (evlilik süresi, eşlerin yaşı, çalışma kapasitesi ve kusur durumu) göre süreli nafaka tayin edebilme imkanı tanıması gerektiği vurgulanmıştır.

ANLAŞMALI BOŞANMA PROTOKOLÜ – TMK 166/3

Karar Mevcut Nafakaları ve Devam Eden Davaları Nasıl Etkileyecek?

Anayasa Mahkesi kararlarının geriye yürümezliği ilkesi gereğince, kararın yayımlanmasıyla birlikte halihazırda ödenen nafakalar kendiliğinden kesilmez.

Dava ve İlam Durumu Uygulanacak Hukuki Süreç
Kesinleşmiş Mevcut Nafakalar Mahkeme kararı olmadan ödeme durdurulamaz. TBMM’nin çıkaracağı yeni kanun yürürlüğe girdikten sonra uyarlama davasına konu edilebilir.
Devam Eden Boşanma Davaları Geçiş sürecinde mahkemeler mevcut yasal çerçeveyi gözetmekle birlikte, Meclis’in yapacağı yeni düzenleme esas alınarak karar tesis edecektir.
Yeni Açılacak Davalar TBMM’nin belirleyeceği süre sınırları ve somut kriterler doğrultusunda süreli nafaka modeli uygulanacaktır.

Nafakanın Kaldırılması ve Uyarlanması Şartları (TMK m. 176)

30 Eylül kararı sonrasında da mevcut kanun hükümleri uyarınca nafakanın sona ermesi veya kaldırılması şu hallerde mümkündür:

Kendiliğinden Sona Eren Durumlar

  1. Nafaka Alacaklısının Yeniden Evlenmesi: Resmi nikahın kıyılmasıyla nafaka yükümlülüğü mahkeme kararına gerek kalmadan biter.
  2. Taraflardan Birinin Vefatı: Alacaklı veya borçlunun ölümü halinde nafaka kendiliğinden düşer.

Dava Yoluyla Nafakanın Kaldırılması

Nafaka borçlusu, Aile Mahkemesi’nde dava açarak şu gerekçelerle nafakanın kaldırılmasını talep edebilir:

  • Fiilen Evli Gibi Yaşama: Alacaklının resmi nikahı olmaksızın fiilen bir başkasıyla karı-koca gibi yaşaması.
  • Yoksulluğun Ortadan Kalkması: Nafaka alan tarafın düzenli bir işe girmesi, kayda değer gelir veya miras elde etmesi.
  • Haysiyetsiz Hayat Sürme: Belli bir yaşam tarzı çerçevesinde haysiyetsiz bir yaşam benimsenmesi.

BOŞANIRKEN EŞİMDEN HANGİ MALLARI İSTEYEBİLİRİM? 2026

TBMM’den Beklenen Yeni Yasal Düzenleme Kriterleri

AYM’nin tanıdığı 9 aylık geçiş sürecinde TBMM tarafından yasalaştırılması beklenen yeni modelde şu esasların yer alması öngörülmektedir:

  • Evlilik Süresine Bağlı Kademeli Süre: Kısa süreli evliliklerde (örneğin 1-3 yıl) daha kısa süreli; uzun süreli evliliklerde ise evlilik yılı ile orantılı nafaka sürelerinin belirlenmesi.
  • Yaş ve Çalışma Kapasitesi: Genç, meslek sahibi ve çalışabilir durumdaki kişilere süreli; yaşlı, bakıma muhtaç veya yeniden iş hayatına katılması mümkün olmayan kişilere istisnai olarak daha uzun süreli koruma sağlanması.
  • Sosyal Yardım Desteği: Süreli nafaka süresi bittiğinde yoksulluğu devam eden bireyler için sosyal devlet ilkesi gereği kamusal desteklerin devreye girmesi.

Sıkça Sorulan Sorular

30 Eylül kararı sonrası nafaka ödemeyi doğrudan durdurabilir miyim?

Hayır. Mahkeme kararı yürürlüktedir. Kendi kararınızla ödemeyi kesmeniz halinde icra takibi ve tazyik hapsi gibi yaptırımlarla karşılaşabilirsiniz.

Eski eşin işe girmesi nafakayı doğrudan kaldırır mı?

Asgari ücretle işe girmek yoksulluğu her zaman tamamen ortadan kaldırmayabilir. Ancak tarafların mali durumlarındaki değişim sebebiyle nafakanın kaldırılması veya indirilmesi talebiyle dava açılabilir.

Eski eşin evlenmesi nafakayı doğrudan kaldırır mı ?

Evet. Nafaka alan eski eş yeniden evlenirse yoksulluk nafakası kendiliğinden sona erer. Nafaka ödeyen eşin evlenmesi ise nafakayı kaldırmaz.

Nafakanın kaldırılması davasında görevli ve yetkili mahkeme neresidir?

Görevli mahkeme aile mahkemesidir. Aile mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla görev yapar. TMK m.177 uyarınca boşanmadan sonra açılacak nafaka davalarında nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir.

İstanbul Avukat

Henüz yorum yok.

Yorum yaz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak.

Call Now Button