Davaya Cevap Dilekçesi

Davaya Cevap Dilekçesi

Davaya cevap dilekçesi, davacının dava dilekçesine davalının cevap hakkını kullandığı dilekçedir. Davaya cevap dilekçesi davalının savunma hakkını ve hukuki dinlenilme hakkını etkili bir şekilde kullanması açısından önemlidir. Fakat zorunlu değildir. Yani davaya cevap dilekçesi davalı açısından bir yükümlülük değil bir yüktür. Eğer davaya cevap vermezse aleyhine doğacak sonuçlara katlanmak durumunda kalır.

Davaya Cevap Dilekçesi Verme Süresi Nedir?

Dava dilekçesinin davalıya tebliğinden itibaren 2 hafta içinde davaya cevap dilekçesini vermek zorundadır. Davaya cevap dilekçesini iki hafta içinde hazırlamanın zor veya imkansız olduğu durumlarda basit yargılamada 2 haftayı, yazılı yargılamada 1 ayı geçmemek üzere ek süre istenebilir. Davaya cevap dilekçesinin süresinde verilmemesi ihtimalinde davalı, davacının ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkar etmiş sayılır. Buna bağlı olarak iddialarını genişletebilme ve değiştirebilme hakkını da kaybeder.

Zamanaşımı ve def’ileri ileri süremez. Davalı cevap dilekçesi vermediği için davacının cevaba cevap dilekçesi hakkı da doğmaz ve buna bağlı olarak davalı ikinci cevap hakkını kullanma hakkını da kaybetmiş olur.

Diğer Dilekçe Örnekleri için Tıklayınız

Davaya Cevap Dilekçesinde Hangi Unsurlar Bulunmalıdır?

Davaya cevap dilekçesinde HMK 129. maddedeki zorunlu unsurlar bulunmalıdır.

HMK 129:

(1) Cevap dilekçesinde aşağıdaki hususlar bulunur:

  1. Mahkemenin adı.
  2. Davacı ile davalının adı, soyadı ve adresleri; davalı yurt dışında ise açılan dava ile ilgili işlemlere esas olmak üzere yurt içinde göstereceği bir adres.
  3. Davalının Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası.

ç) Varsa, tarafların kanuni temsilcilerinin ve davacı vekilinin adı, soyadı ve adresleri.

  1. Davalının savunmasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetleri.
  2. Savunmanın dayanağı olarak ileri sürülen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceği.
  3. Dayanılan hukuki sebepler.
  4. Açık bir şekilde talep sonucu.

ğ) Davalının veya varsa kanuni temsilcisinin yahut vekilinin imzası.

Davaya cevap dilekçesinde isim, adres, T.C. No, imza unsurlarının eksik giderilmesi için 1 haftalık süre verilir. 1 haftalık sürede eksiklerin giderilmemesi halinde cevap dilekçesi verilmemiş sayılır.

Taşçı Hukuk Bürosu – İstanbul Avukat

İlk itirazlar ve def’ilerin ileri sürülmesi?

Yetki itirazı (kesin yetki dışında) ve tahkim itirazı gibi ilk itirazlar cevap dilekçesinde ileri sürülmelidir. Cevap dilekçesi verildikten sonra cevap süresi dolmamış olsa bile bu itirazlar sonradan ileri sürülemez.

Def’iler de aynı şekilde cevap dilekçesi verildikten sonra ileri sürülemez. Cevap dilekçesinde belirtilmesi gerekir.

Yargılama çeşitlerine göre dilekçe aşamaları

Basit yargılama usulünde dava dilekçesi ve cevap dilekçesi olmak üzere iki tane dilekçe vardır. Cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri bu yargılama usulünde verilmez.

Yazılı yargılama usulünde ise dava, cevap, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri olmak üzere 4 aşama vardır. Davalı, davacının cevaba cevap dilekçesine karşı ikinci cevap dilekçesiyle savunmalarını değiştirebilir veya genişletebilir.

DAVAYA CEVAP DİLEKÇESİ ÖRNEĞİ

[İLGİLİ] ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE

DOSYA NO: [Dosya Numarası] E. DAVALI: [Davalı Adı Soyadı/Ünvanı] VEKİLİ: Av. [Adınız Soyadınız] ADRES: [Adresiniz]

DAVACI: [Davacı Adı Soyadı/Ünvanı]

VEKİLİ: Av. [Davacı Vekili Adı]

KONU: Dava dilekçesine karşı süresi içinde cevaplarımızın, ilk itirazlarımızın ve delillerimizin sunulmasından ibarettir.

AÇIKLAMALAR:

Davacı tarafın Mahkemeniz nezdinde ikame etmiş olduğu haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddi gerekmektedir. Aşağıda sunacağımız usuli itirazlarımız ve esasa ilişkin savunmalarımız doğrultusunda, davanın öncelikle usulden, Mahkemeniz aksi kanaatte ise esastan reddine karar verilmesini talep ederiz.

1.USULİ İTİRAZLARIMIZ (İLK İTİRAZLAR)

Davanın esasına girilmeden önce, dava şartı noksanlıkları ve usuli itirazlarımızın dikkate alınarak davanın usulden reddi gerekmektedir.

  • Arabuluculuk Dava Şartı Yokluğu: Dava konusu uyuşmazlık ticari nitelikte olup, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması zorunludur. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi’nin 2025/320 E. sayılı kararında da belirtildiği üzere; “6102 sayılı TTK’nun 5/A maddesinde ‘Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.’ şeklinde düzenlemeye göre menfi tespit davalarında da arabuluculuğun dava şartı olduğunu” vurgulanmıştır. Huzurdaki davada bu şartın yerine getirilip getirilmediği re’sen gözetilmeli ve eksiklik halinde dava usulden reddedilmelidir.
  • Yetki İtirazımız: Müvekkil şirketin yerleşim yeri ve sözleşmenin ifa yeri dikkate alındığında Mahkemeniz yetkisizdir. HMK m.6 gereğince genel yetkili mahkeme davalının yerleşim yeri mahkemesidir. İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2018/994 E. sayılı kararında; “6100 Sayılı HMK MADDE 6- (1), ‘Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir…'” hükmüne atıf yapılarak, davacının yetkisiz mahkemede dava açması durumunda yetki seçme hakkının davalıya geçtiği belirtilmiştir. Bu çerçevede yetkili mahkeme [Yetkili Mahkeme Adı]’dir.

Ayrıca İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2024/430 E. sayılı kararında da vurgulandığı üzere, taraflar tacir ise sözleşmedeki yetki şartı HMK m.17 gereğince geçerlidir ve mahkemece dikkate alınmalıdır.

  • Zamanaşımı İtirazımız: Davaya konu talep zamanaşımına uğramıştır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 2016/14159 E. sayılı kararında, “davalı tarafça süresinde zamanaşımı def’inde bulunulduğu halde mahkemece bu hususta olumlu ya da olumsuz karar verilmemesi doğru görülmemiştir” denilerek, zamanaşımı itirazının öncelikle değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2022/414 E. sayılı kararında da İİK 33/a maddesi ve genel hükümler çerçevesinde zamanaşımı itirazının davanın reddini gerektirdiği hüküm altına alınmıştır.
  • Hukuki Yarar Yokluğu: Davacı tarafın işbu davayı açmakta hukuki yararı bulunmamaktadır. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi’nin 2019/954 E. sayılı kararında belirtildiği üzere; “bu 2 teminat mektubunun teminat altına aldığı hususlar değerlendirilerek, davacının bu 2 teminat mektubundan dolayı tespit davası açmasında hukuki yararının bulunmadığı kabul edilmiştir. Hukuki yarar hususu, dava şartı olup re’sen gözetilmesi gerektiğinden” davanın usulden reddi gerekmektedir.
  1. ESASA İLİŞKİN SAVUNMALARIMIZ

Usuli itirazlarımızın kabul edilmemesi halinde, davanın esastan da reddi gerekmektedir. Davacının iddiaları gerçeği yansıtmamakta olup, somut delillerden yoksundur.

  • İspat Yükü Davacıdadır ve İddialar Kanıtlanamamıştır: TMK m.6 ve HMK m.190 gereğince iddia eden iddiasını ispatla mükelleftir. İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2020/487 E. sayılı kararında açıkça belirtildiği üzere; “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.” Davacı taraf, iddialarını somut ve kesin delillerle ispatlayamamıştır. Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2021/690 E. sayılı kararında ifade edildiği gibi, “tevehhüme itibâr yoktur.” ilkesi gereği soyut beyanlara itibar edilemez.
  • Fatura Düzenlenmesi Hizmetin Verildiği Anlamına Gelmez: Davacı tarafça sunulan faturalar, hizmetin veya malın teslim edildiğini kanıtlamaz. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi’nin 2020/845 E. sayılı kararında vurgulandığı üzere; “Fatura düzenlenmesi, hizmetin ifa edildiği anlamına gelmemektedir.” Davacı taraf, faturaya konu hizmetin veya malın müvekkile eksiksiz teslim edildiğini ayrıca ispatlamak zorundadır. Aksi takdirde, “takip dayanağı 2 adet faturanın davalının defter ve kayıtlarında kayıt görmemiş olduğu, dolayısıyla davalı defter ve kayıtları itibariyle borç bakiyesinin olmadığı tespit edilmiştir” şeklindeki emsal kararda olduğu gibi davanın reddi gerekir.
  • Ayıp İhbar Sürelerine Uyulmamıştır: Bir an için bir teslimatın varlığı kabul edilse dahi, davacı tarafça iddia edilen mal veya hizmete ilişkin süresinde yapılmış bir ayıp ihbarı veya itiraz bulunmamaktadır ya da davacı taraf ayıplı ifada bulunmuştur. İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2022/271 E. sayılı kararında belirtildiği üzere; “6102 sayılı TTK’nın 23/c maddesi” ve “6098 sayılı TBK’nun 223. maddesi” uyarınca alıcı, durumu gözden geçirmek ve ayıp varsa uygun sürede bildirmek zorundadır. Süresinde ihbar yapılmadığı takdirde, “dava konusu mikrop öldürücü cihazda gizli ayıp bulunsa bile ayıp ihbarının süresinde yapılmadığı ve davacının, davalıdan TBK’nun 223/2 maddesi uyarınca zarar talebinde bulunamayacağı” hükmü gereği davacının talepleri dinlenemez.
  • Dürüstlük Kuralına Aykırılık: Davacının tutumu TMK m.2 dürüstlük kuralına aykırıdır. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi’nin 2025/320 E. sayılı kararında belirtildiği üzere; “TMK’nın 2. maddesine göre; herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorunda olduğunu” hatırlatırız. Davacının hakkın kötüye kullanımı niteliğindeki talepleri korunmamalıdır.
  • Savunma ve Karşı Delil Hakkımız: HMK m.128 gereği davacının iddialarının tamamını inkar ediyoruz. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi’nin 2024/242 E. sayılı kararında belirtildiği üzere; “Süresinde cevap dilekçesini vermeyerek münkir durumuna düşen davalı taraf, davacının maddi vakıalarını ispat sadedinde ileriye süreceği iddia delillerine karşı bunları çürütücü mukabil deliller ileriye sürebilmek hakkını kaybetmez.” Müvekkil, davacının iddialarını çürütecek her türlü karşı delili sunma hakkına sahiptir ve bu delillerin toplanmasını talep etmektedir.

HUKUKİ SEBEPLER: HMK, TTK, TBK, TMK ve ilgili sair mevzuat.

HUKUKİ DELİLLER: Karşı tarafın sunacağı delillere karşı delil sunma hakkımız saklı kalmak kaydıyla;

  1. Ticari Defter ve Kayıtlar (İncelendiğinde müvekkilin borcu olmadığı anlaşılacaktır),
  2. Bilirkişi İncelemesi,
  3. Tanık Beyanları,
  4. Yemin,
  5. İsticvap,
  6. Emsal Yargı Kararları ve her türlü yasal delil.

SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda arz ve izah edilen ve Mahkemenizce re’sen gözetilecek nedenlerle;

    1. Öncelikle, görev, yetki, arabuluculuk dava şartı, hukuki yarar ve zamanaşımı itirazlarımız doğrultusunda davanın USULDEN REDDİNE,
  • Mahkemeniz  aksi  kanaatte  ise,  haksız  ve  mesnetsiz  davanın   ESASTAN REDDİNE,
  1. Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine kararverilmesini vekâleten arz ve talep ederiz.

Davalı Vekili Av. [Adınız Soyadınız] 

(İmza)

Henüz yorum yok.

Yorum yaz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak.

Call Now Button