Ecri Misil davaları günümüzde mülkiyet hakkının en fazla ihlal edildiği alanların başında, taşınmazların izinsiz veya haksız şekilde kullanılması gelmektedir. Bu çerçevede en sık karşılaşılan uyuşmazlık türlerinden biri de ecrimisil davasıdır. “Arsa, tarla, konut veya iş yeri gibi taşınmazların mülkiyet hakkına sahip kişiler tarafından açılan ve önemli hukuki sonuçlara yol açan bu dava türü, mal sahibinin izni ya da herhangi bir yasal gerekçe olmadan taşınmazın üçüncü şahıslarca kullanılması veya işgal edilmesi hâlinde başvurulan etkili bir hukuk yoludur.” Halk arasında genellikle “haksız işgal
Günümüzde sosyal medya platformlarının ve internetin günlük yaşamımızdaki önemi giderek artıyor. Hepimiz neredeyse her anımızı telefonlarımızla kaydediyor, kimi zaman bu görüntüleri kendimiz paylaşıyor, kimi zaman ise başkalarıyla paylaşıyoruz. Ancak, bu durum maalesef kötü niyetli kullanımları da beraberinde getiriyor. İzin alınmadan kişisel fotoğraf veya videoların paylaşılması, son dönemde en sık karşılaşılan dijital hak ihlallerinden biri haline geldi. Bu tür paylaşımlar, özel hayatın gizliliği ve kişilik haklarına açıkça aykırıdır. Mağdur olan kişi açısından psikolojik ve sosyal açıdan önemli zararlara yol açabilir. Üstelik, paylaşımlar
Hukuki uyuşmazlıklarda her zaman tek ve net bir talep ileri sürmek mümkün olmaz. Bazen davacı, birden fazla seçeneği olan, ama önceliğini belirlediği taleplerini aynı anda gündeme getirmek isteyebilir. Örneğin bir taşınmazın mülkiyetini isteyen kişi, bu talebi kabul edilmezse alternatif olarak ödediği bedelin iadesini talep edebilir. İşte böyle durumlarda, hem hukuki güvenceyi hem de usul ekonomisini sağlayan özel bir dava türü vardır: terditli dava. Bu dava türü, hem davacının taleplerini sıralı ve koşullu şekilde ileri sürebilmesine imkân tanır, hem de mahkemeye somut
Bir kişinin bedenine ya da sağlığına bilerek zarar vermek, toplumsal barışı doğrudan tehdit eden en yaygın suçlardan biridir. Sokakta, evde, iş yerinde ya da trafikte; öfke kontrolsüzlüğü ya da bilinçli saldırganlık sonucu gerçekleşen fiziksel müdahaleler, çoğu zaman adli yargılamayla sonuçlanır. Bu davranışlar, Türk Ceza Kanunu kapsamında kasten yaralama suçu olarak ele alınmaktadır. Kasten yaralama suçu, sadece bir fiziksel zarar meselesi değil; aynı zamanda beden dokunulmazlığına ve insan onuruna yapılan ciddi bir müdahaledir. Bu yüzden yasalar, suçun türüne göre farklı ceza aralıkları
Site Yönetimi Avukatı Nedir? Kat Mülkiyetinden Doğan Tüm İhtilafların Hukuki Temsilcisi ( Apartman ve Site Yönetimi Avukatı) Modern şehir hayatında apartman ve site yaşamı artık istisna değil, bir norm haline geldi. Ancak bu yeni yaşam biçimi beraberinde ortak alan kullanımı, yönetim planı, aidat, yöneticilik, apartman kararları gibi çok sayıda hukuki başlık getirdi. Ve işte tam bu noktada, site yönetimi avukatı devreye giriyor. Site yönetimi avukatı, Kat Mülkiyeti Kanunu çerçevesinde hem site yönetimlerinin hem de kat maliklerinin haklarını koruyan, dava açan,
Modern şehirleşmenin artmasıyla birlikte çok katlı yapıların, apartmanların ve site yaşamının yaygınlaşması; beraberinde hukuki düzenlemelere olan ihtiyacı da getirmiştir. Bu ihtiyacın en temel karşılığı ise Kat Mülkiyeti Kanunu ile ortaya çıkmıştır. Artık sadece bir daire sahibi olmak değil; o dairenin tapudaki statüsü, binadaki ortak alanlara ilişkin haklar ve sorumluluklar da ciddi hukuki boyutlar taşımaktadır. Kat mülkiyeti, bir yapının içinde yer alan bağımsız bölümler üzerinde bireylere özel mülkiyet hakkı tanıyan hukuki bir sistemdir. Ancak bu sistem yalnızca mülkiyetin paylaşımıyla sınırlı kalmaz; beraberinde
Ceza yargılamasında verilen her karar, yalnızca ilgili kanun maddesinin uygulanmasından ibaret değildir; çoğu zaman bireyin hayatında derin ve kalıcı sonuçlar doğurabilecek bir kırılma noktasıdır. Özellikle adli sicile yansıyan bir mahkûmiyet, kişinin toplumsal statüsünden iş hayatına, ekonomik durumundan kişisel ilişkilerine kadar pek çok alanda uzun süreli etkiler yaratabilir. Ancak hukuk sistemi, her zaman yalnızca cezalandırmayı amaçlamaz; kimi durumlarda bireyin yeniden topluma kazandırılması esas hedef haline gelebilir. Tam da bu noktada devreye giren bir mekanizma vardır: Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması — kısa
Borçlu, hakkında başlatılan ilamsız icra takibine karşı ödeme emrine süresi içinde itiraz ederse, takip kendiliğinden durur. Alacağını tahsil etmek isteyen alacaklının, böyle bir durumda yargı merciine başvurması gerekmektedir. Alacaklı, itiraz üzerine duran takibi sürdürebilmek amacıyla iki yoldan birini seçebilir: Ya genel mahkemelerde “itirazın iptali davası” açar ya da elinde İcra ve İflas Kanunu’na uygun belgeler varsa “itirazın kaldırılması” talebinde bulunur. İtirazın kaldırılması, özellikle yazılı belgeye dayanan alacaklar söz konusu olduğunda başvurulabilen ve icra sürecini hızlandırmaya yarayan özel bir hukuki yoldur. Ancak
Ceza hukuku yalnızca bir kişinin hapis cezasıyla cezalandırılmasıyla sınırlı değildir. Bazı suçlar, yalnızca özgürlüğü değil, toplumsal hayattaki bazı temel hakları da etkiler. İşte bu noktada Türk Ceza Kanunu’nun 53. maddesi, İşte tam bu noktada, “belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma” yaptırımı gündeme gelir. Türk Ceza Kanunu’nun 53. maddesi uyarınca bu yaptırım, suçun niteliği ve verilen cezanın şekline bağlı olarak kişinin bazı temel haklarını geçici ya da kalıcı şekilde kullanmasını engelleyebilir. Hangi Haklar Kapsam Dahilindedir? TCK madde 53’e göre, bir kişi mahkûm olduğu ceza
Sıfır kilometre araç satın almak, genellikle heyecan verici ve memnuniyet sağlayan bir deneyimdir. Ancak, aracınızı teslim aldıktan sonra beklenmedik arızalarla karşılaşmak, bu heyecanı büyük bir hayal kırıklığına dönüştürebilir. Aracın ilk kullanım sürecinde ortaya çıkan mekanik, elektronik ya da diğer teknik sorunlar, hem zaman kaybına hem de maddi ve manevi zararlara yol açabilir. Bu tür durumlarda tüketici olarak haklarınızı bilmek ve atılması gereken doğru adımları zamanında atmak, mağduriyetinizi en aza indirmenin en etkili yoludur. Aracınızın garantisi kapsamında olması, size pek çok avantaj









