İsim Değişikliği Davası – Soyadı Değiştirme Nasıl Olur? 2026, İsim değiştirme davası, soyadı değiştirme; İsim ve soyisim, bireyin toplum içindeki tanınırlığını ve hukuki kimliğini belirleyen en temel şahıs varlığı unsurlarıdır. Türk Medeni Kanunu uyarınca, kişinin adı ve soyadı kişilik hakları kapsamında yer alır ve bu haklar mutlak niteliktedir. Bu nedenle kişinin adı ve soyadı üzerindeki tasarrufları sıkı sıkıya kendisine bağlıdır; devredilemez ve başkası tarafından değiştirilemez. Bireyler, çeşitli sebeplerle mevcut isim veya soyadlarını değiştirmek isteyebilir. Bu gerekçeler bazen kişisel tercihlere, bazen
Tehdit suçu, bireylerin huzur ve güven içinde yaşama hakkını ihlal eden, korku ve endişe yaratarak sosyal dengenin bozulmasına neden olan bir fiildir. Gerek bireysel hakların korunması gerekse kamu düzeninin sürdürülmesi açısından önemli bir yer tutan tehdit suçu, Türk Ceza Kanunu’nda ayrıca düzenlenmiştir. Bu yazıda, TCK madde 106 kapsamında tehdit suçunun unsurları, cezası, nitelikli halleri, delillendirme yolları, yargı kararları ve uygulamadaki yeri detaylı bir şekilde incelenecektir. Tehdit Suçunun Tanımı (TCK Madde 106) TCK’nın 106. maddesi şu şekilde hüküme bağlanmıştır: “Bir kimseye, kendisinin veya yakınının
2025 YILI GELİRLERİNE İLİŞKİN YILLIK GELİR VERGİSİ BEYANNAME SÜRECİ Beyanname Verme Süresi 2025 Gelir Vergisi Beyannamesi Nasıl Verilir? 2025 yılına ait gelir unsurlarının beyanı için verilmesi gereken Yıllık Gelir Vergisi Beyannameleri, her yıl olduğu gibi 1 Mart – 2 Nisan 2025 tarihleri arasında Dijital Vergi Dairesi üzerinden elektronik ortamda verilecektir. Bu tarih, aynı zamanda tahakkuk eden vergilerin ödeme süresinin de son günüdür. Bu tarihlerin yanında her sene 10 gün kadar süre uzatımı yapılmaktadır. Beyanname Verme Zorunluluğu Kimler İçin Var ? Gelir Vergisi uygulamasında beyana
İdari davalar, İdare; kamu gücünü kullanma yetkisine sahip olan devlet kurumlarının, toplumsal düzeni sağlamak ve bireylerin ortak ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla gerçekleştirdiği faaliyetlerin bütünüdür. Bu faaliyetler çerçevesinde idare, hem çeşitli idari işlemler tesis eder hem de zaman zaman fiilî idari eylemler gerçekleştirir. Her ne kadar idari işlem ve eylemlerin hukuka uygun olduğu varsayılsa da, uygulamada bu faaliyetler bazen hukuka aykırı sonuçlar doğurabilmekte; hatta bireylerin temel hak ve özgürlüklerinin ihlaline yol açabilmektedir. Bu tür ihlaller karşısında bireylerin başvurabileceği hukuki denetim mekanizması, idari yargıdır. İşte
ETKİN PİŞMANLIK Etkin pişmanlık, ceza hukuku uygulamaları içerisinde sanığın cezai sorumluluğunu azaltabilecek önemli bir kavramdır. Suçun işlenmesinden sonra failin pişmanlık duyarak çeşitli iyileştirici adımlar atması durumunda, kanun koyucu bu davranışı ödüllendirmekte ve bazı şartların gerçekleşmesi halinde cezada indirim yapılmasını veya cezasızlık sağlanmasını öngörmektedir. Bu yazıda “Etkin Pişmanlık Nedir?”, “Etkin pişmanlık hangi durumlarda uygulanır?” ve “Hangi suçlarda geçerlidir?” gibi sorulara kapsamlı bir şekilde değineceğiz. ETKİN PİŞMANLIK NEDİR? Neticesi bakımından suçlarda, failin işlediği eylemin sonuçlarını kendi iradesiyle ortadan kaldırması halinde bu durum “etkin pişmanlık” olarak
Muhdesatın Aidiyetinin Tespiti Davası Paydaşlığın giderilmesine (ortaklığın sona erdirilmesine) ilişkin davalarda, taşınmaz üzerinde yer alan muhdesatın (örneğin bina, yapı, ağaçlandırma gibi sonradan eklenen unsurların) kime ait olduğu konusunda taraflar arasında uyuşmazlık çıkması halinde, bu durum bekletici mesele olarak değerlendirilir. Muhdesata konu şeyin mülkiyetinin kime ait olduğunun belirlenmesi, ortaklığın giderilmesi sürecini doğrudan etkileyebilen önemli bir niteliktir. İşte bu bağlamda açılan muhdesatın aidiyetinin tespiti davası, taşınmaz üzerindeki yapı veya eklentilerin hangi paydaşa ait olduğunun hukuken belirlenmesini amaçlar. Muhdesat Nedir? Türk Medeni Kanunu’nun 684. maddesinin birinci
6136 sayılı “Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun”, Türkiye’de kamu düzenini koruma amacıyla, ruhsatsız silah, mermi ve belirli bıçak türlerinin bulundurulması, taşınması ve satılmasına ilişkin ciddi sınırlamalar ve yaptırımlar getirmiştir. Kanun, sadece silahları değil, balistik önemi haiz parçaları da kapsamına alacak şekilde genişletilmiştir. Bu yazıda, 7533 sayılı Kanun’la yapılan güncel değişiklikler ışığında 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçunu detaylıca ele alacağız. Kanunun Kapsamı ve Son Değişiklikler 6136 sayılı Kanun’un 1. maddesi uyarınca; ateşli silahlar, mermiler, bu silahlara ait ana parçalar
Satın aldığınız bir ürün bozuk çıktıysa ve satıcı size yardımcı olmuyorsa ne yapabilirsiniz? Bu yazımızda, ayıplı mal kavramını ve satıcının hukuki sorumluluğunu Türk Borçlar Kanunu ve Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun çerçevesinde ele aldık. Ayıp Nedir? Ayıp, satılan malda bulunan ve alıcının o maldan beklenen yararı sağlamasını engelleyen veya önemli ölçüde azaltan eksiklik ya da bozukluklardır. Örneğin, bir otomobilin motorunun arızalı olması ya da satın alınan pirinçlerin böcekli çıkması ayıba örnek olarak gösterilebilir. Ayıplar genel olarak şu şekilde sınıflandırılır: Hukuki Ayıp: Malın zilyetliği alıcıya geçse
TAHLİYE TAAHHÜDÜ NEDİR ? Kiracının tahliyesi , tahliye taahhütnamesi, kiracının, belirli bir tarihte ve herhangi bir koşul öne sürmeden, kiralanan taşınmazı boşaltmayı yazılı olarak üstlendiği tek taraflı bir sözleşmedir. Türk Borçlar Kanunu’nun 6098 sayılı yasasının 352. maddesinin 1. fıkrasına göre, “Kiracı, kiralananın teslim edilmesinden sonra, kiraya verene karşı, kiralananı belli bir tarihte boşaltmayı yazılı olarak üstlendiği hâlde boşaltmamışsa kiraya veren, kira sözleşmesini bu tarihten başlayarak bir ay içinde icraya başvurmak veya dava açmak suretiyle sona erdirebilir.” Kiracının bu beyanı, belirli geçerlilik
Dolandırıcılık suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 157-159.maddelerinde düzenlenmiştir. Dolandırıcılık, bir kimsenin hileli davranışlarla başka bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına, kendisinin veya başkasının yararına olacak şekilde menfaat sağlamasına denir. Dolandırıcılığın daha ağır cezayı gerektiren nitelikli halleri kanun maddesinde çok sayıda düzenlenmiştir. Ayrıca ilgili kanun maddesinde dolandırıcılığın bir hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil etmek amacıyla işlenmesi halinde daha az cezaya hükmedileceği düzenlenmiştir. (TCK 159m). SUÇTA KORUNAN HUKUKİ DEĞER Dolandırıcılık suçu mağdurun malvarlığına yönelik hileli davranışlar ile aldatmak suretiyle gerçekleşmektedir. Bu sebeple bu suçta malvarlığı









